ZENGİNDEN ALIP, FAKİRE ULAŞTIRMAK… / KÖŞE YAZILARI / ŞADİYE EVGİN

İşim gereği burs almak ve burs vermek isteyen kişileri bir araya getiriyorum. Bu kişileri bir araya getirmek vicdani olarak çok tatmin edici bir duygu.

Benim üstüne basarak, altını çizerek önemsediğim ; çocukların kendi ayakları üstünde bu imkanları araştırmaları, bilinçlenip bunun önemine varmalarıdır.

Birinden veya bir kurumdan para istemek çok zordur.

Hem aile için hem de öğrenci için. Hele ki bunu alışkanlık haline getirip, oradan buradan yardımla yaşamaya alışmamış, elinden geldiğince çalışan ama imkanı bu kadar olan insanlara sözüm. Doğru yoldasınız. Maalesef ülkemizin durumu belli. İmkanı olandan alıp, ihtiyaç sahibine ulaştırmak,
Yüzyıllardır süren bir çözüm yoludur.

Günümüzde bizim gibi vakıflar, dernekler, kurumlar ve insanlarda böyle çalışıyorlar.
Zenginden al , fakire ulaştır.!!!

Günümüz gençliği çok bilinçli, her şeyin farkında ve sorgulamayı çok iyi bilen bir gençlik geliyor.
Gerek maddi imkansızlıklardan dolayı öğrenciye burs verilmeli, gerekse başarısından dolayı öğrenci ödüllendirilmedi.

Kendi için burs araştıran öğrenciden ben çok umutluyum.
Kendine burs kaynağı yaratan çocuklar ;
“kendine imkan yaratan, zorluklara karşı çözüm üretmeye çalışan, araştırmayı öğrenen ve en önemlisi ayakları üzerinde durmayı başaran çocuklardır,.”

Bugün bu çabayı gösteren çocuklar ve bunu destekleyen aileler yarın kendi düzenlerini kurduklarında,
Paralarını kazanamaya başladıklarında; inanıyorum ki onlarda başka öğrencilere burs vereceklerdir.

Böylece almayı öğrenen öğrenci, iş başa düştüğünde önce elini kalbine koyacak, sonrada cebindekini paylaşmayı bilecektir.

Ben bu gençlikten çok umutluyum…

Şadiye EVGİN
KEGEV Vakıf Müdürü
>

KUŞADASI KONGRE MERKEZİ BİTİYOR...

"Kongre merkezinin Kuşadası'nı yaz- kış hareketli tutacağı düşünülüyor. Giderek kısalan yaz sezonundan sonra Kuşadası'nın umudu kongre merkezi..." 
Avrupa’nın en büyük kongre merkezi iddiasıyla kurulan ve Ege Bölgesi’nin kaderini değiştirecek olan Kuşadası Kongre Vadisi projesi’nin ilk bölümünü oluşturan Kuşadası-Efes Kongre Merkezi inşaatı tüm hızıyla sürüyor. Kuşadası Belediye Başkanı ve kongre merkezini işleten KOMER şirketinin Başkan Yardımcısı M. Esat Altungun, son aşamaya gelen çalışmaların da tamamlanmasıyla Avrupa’nın en büyük kongre merkezinin açılışının yaklaşık bir ay içerisinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılacağını söyledi.
Kaynak : kusadasi.bel.tr
-->

KUŞADASI SAHİL PROJESİ / SAHİL DOLDURULACAK.

Kuşadası sahilinin 70’li yıllarda dolgu ile genişletildiğine dikkati çekilerek, Gerek plaj, gerekse yürüyüş alanlarını genişletmek amacıyla Kutes-Marina ve Güvercinli Park- Güvercinada arasında dolgu planında da revizeye gidileceği. Bakanlık tarafından onaylandıktan sonra burada yeşil alan, yürüyüş yolu, bisiklet yolu, Yeni plaj alanları ve süs havuzları oluşturulacağı duyuruldu...

-->

KUŞADASI'NDA SİNEMA - TİYATRO

Kuşadası şehirleşiyor...
Şehirleşti...

Bir çok yapısal değişimi söz konusu; Örneklersek, adalet sarayı yapılandı, belediye binası yenilendi, kongre merkezi bitti bitecek, üniversitesi genişletiliyor, otelleri büyüyor, büyük ölçekli alışveriş merkezleri var -hala yapılmaya devam ediyor, otobüs terminali yenileniyor/ modernleşiyor... Bu örnekleri arttırmak mümkün...

Şehirleşen Kuşadası'ndaki eksik "Sinema ve Tiyatro"

Sinema... Kuşadası'nın açık hava sineması olan yer otopark! Yine aynı yerde küçük bir kapalı sinema salonu vardı. Bilenler hatırladı... Bu sinema faaliyetini durdurduktan sonra, belediye binasının zemin katı sinema salonu olarak kullanıldı, onuda durduran sel oldu... Kuşadalılar sinema kültürünü şehirlerinde olmadığı için Söke ve Selçuk olmak üzere İzmir'den takip ettiler. Aradan uzun bir süre geçti ve Kipa A.V.M. içinde sinema faaliyeti yeninden başladı. "Teknik olarak yeterli mi? Konforlu mu?" tartışmasının yanı sıra, var olması sevindirdi. Olumsuz yanı... Şehre uzaklığı en büyük etken...

Tiyatro... Kuşadası'nda faaliyetleri Kütüphane salonunda yapıldı hala yapılmaya devam ediyor. Özel günler, kutlamalar ve etkinlikler içinde kullanılıyor. Yerel tiyatro gruplarının sahneledikleri oyunlarda dolup taşıyor yetmiyor! Kuşadası'nın dışından getirilen ulusal ölçekli oyunlarda ise fiziki yapısının yetersizliği Kuşadası'nın yüzünü kızartmaya yetiyor.

Şirin bir turizm kasabasından "şehirleşen Kuşadası" modeline geçerken, kültürel ve sanatsal faaliyetler için alanlar iyileştirilmez ise, şehirleşmenin en önemli ayaklarından olan bölümü atlamış oluruz.

Bu konunun en kısa zamanda ele alınması dileklerimizle...

Kuşadası Benim
09.11.2012

* Sizlerde bizlere Kuşadası hakkında yazılarınızı paylaşabilirsiniz...
İletişim adresimiz : kusdasibenim@gmail.com



DOĞRU BESLENME GRİBE YAKALANMAYI ÖNLÜYOR / KÖŞE YAZILARI / DR. ŞÜKRÜ GÜNGÖR

Doğru Beslenme Gribe Yakalanmayı Önlüyor…

Sonbahar kendisini hissettirmeye başladı, bir süredir mevsim normallerinin üstünde seyreden hava sıcaklığı düşüyor. Soğuk algınlığı, grip, bronşit gibi hastalıklar da kapıda. Sonbaharı sağlıklı geçirmenin yolu ise bağışıklık sistemini güçlendirmekten geçiyor.

Havanın soğuması ile birlikte hastalıkların oluşum sıklığı artmaktadır. Mevsimin değişikliğine bağlı olarak halsizlik, isteksizlik, baş ağrısı ve yorgunluk ilk belirtilerdir. Grip, soğuk algınlığı, bronşit gibi pek çok hastalık da kendini göstermeye başlamaktadır. Bağışıklık sistemimizin güçlü olması bu dönemde çok önem kazanmaktadır. Bizi enfeksiyondan koruyan ve toksik ajanlarla savaşan bağışıklık sistemimizdir. Güçlü bir savunma mekanizması oluşturmanın temelinde ise; yeterli ve dengeli beslenme ve antioksidan besinlerce zengin beslenme yer almaktadır. Dünya Sağlık Örgütü bu dönemde vücut direncindeki azalmaya dikkat çekerek antioksidan etkiye sahip olduklarından A, C, E vitaminlerin, selenyum, çinko, magnezyum gibi minerallerin, omega - 3 ve omega - 9 yağ asitlerinin alımını artırmayı önermektedir. Tabi ki öncelik bu öğelerin besinlerden doğal olarak alınmasıdır.

Sağlıklı olmak sağlıklı beslenmekle devamlılık kazanır.

Yeterli ve dengeli beslenmeyi ihmal etmeden eti, sütü, sebzeyi, meyveyi, tahılları mutlaka tüketmeliyiz. Önceliğimiz hep taze sebze ve meyveyi doğal beslenmeyi tercih etmek olmalıdır. Çeşitli besinlerden beslenmeyi hep vurgulasak da siz bu enfeksiyona sık yakalanabileceğimiz dönemde aşağıda belirtilen vitamin ve mineralleri içeren gıdaları sofralarınızdan hiç eksik etmeyin.

Yumurta, süt, balık vücudu enfeksiyondan koruyor

Vücutta savunma sisteminde görev alır, lenfosit yapımı ve antikor oluşumunu artırır; böylece enfeksiyonlara karşı vücudu korur. A vitamini anti enfeksiyon vitamin olarak da bilinmektedir.

Yumurta, süt, balık, ıspanak, portakal, havuç, yeşilbiber, kayısı gibi sarı, turuncu ve yeşil sebze ve meyvelerde bulunan A vitamini güçlü bir antioksidandır.

Yüksek C Vitamini içeriği ile yeşilbiber, kuşburnu ve karnabahar savunma sisteminizi güçlendirir

Önemli antioksidanlardan bir diğeri de C vitaminidir. C vitamini vücuttan zararlı maddelerin atılmasını sağlar, savunma sistemini güçlendirir. Yeşilbiber, maydanoz, tere, roka, karnabahar, ıspanak, portakal, limon, mandalina, kuşburnu gibi besinler bol miktarda C vitamini içerir. C vitamini kaybını önlemek için salatalar da meyve suları gibi tüketilmeden hemen önce hazırlanmalıdır.

Fındık, ceviz, badem ve balık doğal koruyucudur

E vitaminin vücut çalışmasındaki en önemli görevi antioksidan özelliğidir. Yeni doğan bebeklerde solunum bozukluklarının kronikleşmesini önlediği görülmüştür. En zengin kaynakları; fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar, sıvı yağlar, yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, tahin gibi besinlerdir.

Balık, balık yağı, fındık ve cevizde bulunan omega-3 yağ asitleri güçlü bir antioksidandır ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde etkilidir. Ayrıca zeytinyağı, fındık yağı gibi sıvı yağlarda bulunan omega-9 yağ asitleri de bağışıklık sistemini olumlu etkiler.

Çinko eksikliği hastalıkları da beraberinde getiriyor

Hafif düzeyde çinko eksiklikleri özellikle gelişmekte olan ülkelerde yaygın görülen ve birçok sağlık sorununu beraberinde getiren bir tablodur. Bu durumda yapılan çinko desteği fiziksel, nörolojik ve psikolojik gelişmeyi iyileştiren yaşamı tehdit eden enfeksiyonların sıklığını azaltmaktadır.

En iyi kaynakları; kırmızı et ve kabuklu deniz ürünleri ile karaciğer gibi hayvansal kaynaklı besinlerdir. Orta düzey kaynakları; fındık, ceviz, fıstık gibi kuruyemişler, süt, peynir ve kuru baklagiller çinkodan zengin bitkisel kaynaklardır.

Öğünlerinizde yoğurt ve kefir tüketmeye dikkat edin

Florayı güçlendirerek gastrointestinal sistem enfeksiyonlarına karşı direnç oluştururlar. Antimikrobiyal aktiviteyi üst düzeyde tutarlar. İmmün fonksiyonlara(bağışıklığa) destek verirler. Antitümör özellik gösterirler.

Prebiyotikler ise probiyotiklerin büyüme ve gelişmesini sağlayan, aktivitelerini arttıran sindirilmeyen karbonhidrat bileşikleridir. Prebiyotikler ise başta anne sütü ve lifli gıdalarda (enginar, kereviz, pırasa, kuşkonmaz ve muz gibi ) bulunurlar. Yoğurt prebiyotiktir, yani probiyotiklerin üremesini artırır. Kefir probiyotiktir, yani kendisi yararlı mikroorganizmadır

Kefir tümör oluşumunu engellemekte ya da var olanın ilerlemesini azaltmaktadır. Kefir içindeki mikroorganizmalar bol miktarda vitamin (K vit, B1 vitamini, pantotenik asit, niasin, folik asit B12, ve biyotin) sentezi yaparlar. Kefir mikroorganizmalarının ürettiği biyotin diğer B kompleks vitaminlerinin emilimini de artırır.

Kahvaltıda 1 tatlı kaşığı bal veya ballı limonlı ılık çaylar rahatlatıcı etki gösterir

Genel olarak balın yaklaşık % 82' si fruktoz ve glikoz şekerlerinden, % 17.2 'si sudan meydana gelir. Enerji veriminin dışında karasal iklime sahip ve gün içi ısı farkının fazla olduğu bölgelerde soğuğa ve soğuk algınlığına karşı, ağız, boğaz ve bronşlardaki rahatsızlıklarda ve enfeksiyonlarında doğal bir ilaç olarak kullanılmaktadır. Bu özellikler balın antimikrobiyel etkisinin yanı sıra baldaki fruktozun doku ve kasları yumuşatıcı ve gevşetici özelliğinden kaynaklanmaktadır. Balın yaraların ve enfeksiyonların iyileşmesini sağlamak için kullanımı önerilmiştir.

Yemeklere, çorbalara, yoğurda ve etlerin marinizasyonunda sarımsak kullanın

Sarımsağın yapısında bol miktarda su, fruktoz içeren karbonhidratlar, kükürt bileşikleri, protein, lif ve serbest amino asitler bulunur. Sarımsak ayrıca yüksek miktarda saponin, fosfor, potasyum, kükürt, çinko, orta miktarda selenyum, A ve C vitaminleri ile az miktarda da kalsiyum, magnezyum, sodyum, demir, manganez ve B kompleks vitaminlerini içerir.

Sarımsağın en önemli biyokimyasal özelliklerinden biri antioksidan potansiyelidir. Bu özelliğinin içindeki organik kükürt bileşiklerinden (allisin) kaynaklandığı düşünülmektedir. Çiğ sarımsakta antioksidan potansiyeli vardır, ancak yüksek dozları kalp, karaciğer ve böbreğe toksik etkiler gösterebilmektedir. Ayrıca sarımsakta bulunan flavonoidler de antioksidan etkilerine katkıda bulunuyor olabilirler. Bir başka önemli özelliği, organizmada birçok işlevi olduğu gösterilen nitrik oksiti (NO) artırıcı etkisidir. Bu mekanizmalar sarımsağın ateroskleroz ve hipertansiyon tedavisi ile koruyucu önlem rollerini açıklayıcı olabilir. Sarımsağın çeşitli mekanizmalarla karsinojenleri detoksifiye edebileceği, bağışıklık sisteminin baskılanmasını önleyerek de kansere karşı yararlı olabileceği söylenmektedir.

Salatalara çiğ maydanoz ekleyin. Yemekler piştikten sonra maydanozu ekleyin ki C vitamin kaybı olmasın.

Maydanoz bir provitamin A (Beta karoten) kaynağıdır. Bu özelliği ile görme gücü, kılcal damar sisteminin, adrenal bezin ve tiroid bezinin fonksiyonları üzerinde etkilidir. Yapraklarında uçucu yağlar, flavonoidler, protein, klorofil ve glikozit, köklerinde ise uçucu yağ, şeker, müsilaj ve glikozit vardır. Yapraklar vitamin ( A,C,K ), demir, potasyum, kükürt, kalsiyum, magnezyum yönünden zengindir. Bir tutam maydanoz günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşılar.

Narı suyundan çok tanesi ile tüketmeye çalışın

Nargiller familyasının örnek bitkisidir. Nar meyvesi ismini Latince’de ‘çok tohumlu’ anlamına gelen ‘pomegranate’ den almıştır. Nar suyunda anthsiyaninler ve güçlü antioksidant flavonoidler nar suyunun rengini sağlarlar. Nar antioksidan ve anti-tümör etkisinden dolayı ilaç olarak da tanımlanabilir.

Kayısı ara öğünlerinizde kurusunu pratik taşıyabileceğiniz vitaminli bir meyvedir

Kayısı, insan vücudunun günlük enerji ve protein gereksiniminin karşılanmasında çok az katkıda bulunmakla birlikte mineral maddelerden potasyum ve vitaminlerden ß-karotence çok zengindir. A vitaminin öncül maddesi olan ß-karoten vücudu ve organları saran epitel doku, göz sağlığı, kemik, diş gelişmesi ve endokrin bezlerinin çalışması için gereklidir. Bu görevlerinden başka A vitamini üreme ve büyümede, enfeksiyonlara karşı vücut direncinin artmasında önemli rol oynar. Diğer taraftan A vitamini normal vücut hücrelerinin kanserli hücreye dönüşmesinin başlıca sorumlusu olan aktif karsinojenlerden tekli oksijenin oluşmasını önlemekte veya oluştuktan sonra etkisiz hale getirmektedir. Ayrıca A vitamini organizmanın ve sağlıklı hücrelerin direncini artırarak kansere karşı koruyucu görevi yapmaktadır.

Zenginlik sıralamasında kivi birinci

Dünyada yoğun olarak tüketilen 26 meyve içerisinde besin maddesi yönünden en zengin meyvedir. Kivi meyvesinin 100 gramında ortalama 100-400mg C vitamini bulunur. Ayrıca magnezyum içeriği bakımından da en zengin, yüksek potasyum miktarı ve düşük sodyum ile yine meyveler içerisinde ön sıralarda yer almaktadır. E vitamini, bakır, fosfor, B2 vitamini ve A vitamini bakımından da iyi bir içeriğe sahiptir. Kivi, karotenoidler (beta karoten, lutein ve ksantofil), fenolik bileşikler (flavanoidler ve antosiyaninler) ve antioksidant içerikleri yönünden de oldukça önemli meyvelerdendir.

Bitki çaylarının antioksidan etkisinden faydalanın

Özellikle kuşburnu, ıhlamur, ahududu, böğürtlen bu dönemde antioksidanca zengin olanları olarak sıralanabilir. Limonla zenginleştirerek kendinize doğal bikri çayları karıştırabilirsiniz.

Sağlıcakla kalın…

OTOMOTİV SEKTÖRÜ KAMPANYALARI / KÖŞE YAZILARI / HALİL MERT DOLCAN

Herkese selam.

Kış kapıda ve kendini hissettirmeye başladı. Peki sizler otomobilleriniz için neler yaptınız?

Mesela kış öncesi bakımlarınızı yaptırttınız mı?

Lastiklerinizin durumunu gözden geçirdiniz mi?

Aracınızın soğutma sistemine baktırttınız mı?

Akünüzün tam şarjlı olduğundan eminmisiniz?

Eğer cevabınız hayır ise bugün itibari ile başlayan ve günden güne düşecek olan hava sıcaklıklarının ve yağışların aracınız için olumsuz şartlarına karşı savunmasızsınız demekki...

Bunun için ne yapmalıyız?

Daha önceki yazımda da belirttiğim üzere kış öncesi aracınıza bakım yaptırtmanızın tam zamanı.... Haydi servislere.... Sizler için birkaç markanın avantajlı kampanyalarını sizlerle paylaşmak istedim.

Ford
Arkadaşlar sene sonu yaklaşırken tüm firmalarda kış aylarına özel kampanyalar da hız kesmeden başlıyor. Ve tam sizlerin aradığı gibi kampanyalar olabiliyor. Tv den, radyolardan dinlediklerimiz üzere Ford tarafından ücretsiz kış kontrolleri kampanyası 1 kasım - 15 aralık tarihleri arasında tüm ford servislerinde 395TL kdv dahil alışverişlerde silecek süpürgesi hediye ediyor ön fren balatalarında yine 395TL kdv dahil alımlarda %20 iskonto sunuyor.

Renault - Dacia
Renault ve Dacia 14 Kasım - 17 Aralık tarihleri arasında “Renault Kış Servis Kampanyası” kapsamında indirim ve avantajlı fırsatlar sunuyor. Renault Yetkili Servislerinde düzenlenen bu kampanya kapsamında, Renault Fix Servis Paketlerinde (ön cam hariç), Elf motor yağlarında, Goodyear ve Michelin lastiklerinde %20 indirim fırsatı sunuluyor. Ayrıca Worldcard, Bonus Card ve Maximum Karta 6 taksit fırsatı sunuyor.

Peugeot
08 Ekim - 10 Kasım tarihleri arasında düzenlenen kampanya ile Peugeot Yetkili Servisleri’nde birçok yedek parçada ve işçilikte indirimler ve avantajlı teklifler sunuluyor.
Kampanya kapsamında fren balataları, fren diskleri, ateşleme bujileri, silecekler ve motor yağlarında %20’ye varan, tüm filtrelerde 15%’e varan, işçilikte de %10’a varan indirimler Peugeot sahiplerini bekliyor.
Orijinal yedek parça Peugeot ürün gamındaki fren balataları, fren diskleri, ateşleme bujileri, silecekler ve motor yağlarında %20, tüm filtrelerde %15 ve işçilikte %10 oranında özel indirimlerden faydalanabiliyorlar.
Tüm bu avantajlara ek olarak kampanya kapsamında sunulan 2 adet Michelin veya Pirelli marka lastik satın alan araç sahiplerine 50 TL, 4 adet lastik alımına ise 100 TL değerinde Total akaryakıt hediyesi Peugeot kullanıcıları için çok cazip bir teklif oluşturuyor.

Citroen
Türkiye’de 50’den fazla noktada uzman kadrosuyla satış ve servis hizmeti veren Citroën; kış bakım kampanyası ile birçok avantaj sunuyor. 30 Kasım tarihine kadar sürecek kampanya kapsamında araçlarını Citroën yetkili servislerine götüren kullanıcılar, ödemelerini Maximum Karta özel 6 taksit ve 2013’te ödeme fırsatıyla yapabilecekler. Ayrıca, orijinal mekanik yedek parça ve işçilikte %20, orijinal aksesuarlarda %15 indirim ve Total motor yağlarında % 20’ye varan indirim avantajlarından yaralanabilecekler. 4 Michelin lastiğe Würth kış bakım paketi ve park sensörü hediyesi de Citroën sahiplerini bekliyor. Üstelik Maximum Kart’a özel 6 taksit ve 2013’te ödeme fırsatı da sunuluyor

Opel
Ay sonuna kadar Opel Yetkili Servisleri'nde yapacağınız mekanik servise dahil tüm harcamalarda; * 499 TL ve üzerindeki harcamalara, Petrol Ofisi'nden 50 TL değerinde hediye akaryakıt. * 3 yaşını doldurmuş Opel'lere orijinal parça ve işçilikte %20 indirim. * 5 yaşını doldurmuş Opel'lere orijinal parça ve işçilikte %25 indirim...

Mini Cooper
4 yaş ve üzeri MINI'nizin bakım ve mekanik işlemlerinde %20 indirim avantajı 1 Ekim - 30 Kasım 2012 tarihleri arasında Borusan Otomotiv Yetkili Servisleri'nde sizi bekliyor. Üstelik otomobilinizin bundan sonraki servis işlemlerinde de indirim avantajı sağlayacak olan FUN Card üyeliği hediye ...

Hepinize güzel günler dilerim...

Halil Mert Dolcan
Otomotiv Teknikeri
Dikmenler Motorlu Araçlar Ltd.Şti.


-->

KUŞADASI'NA YENİ TERMİNAL BİNASI / YENİ OTOBÜS TERMİNALİ

Yeni terminal binası Kuştur’da eski taş ocağında yapılacak; Belediye meclis toplantısında Kuşadası’na yeni yapılması planlanan Şehirlerarası Otobüs Terminali’nin yeri de belirlendi. Mevcut terminalin şehir içinde kalması ve Kuşadası’nın modern bir otobüs terminaline kavuşturulması amacıyla daha önce başlatılan çalışmalar ışığında belediye meclisi imar komisyonunda yürütülen işlemler komisyon tarafından meclis gündemine getirildi. Oybirliğiyle kabul edilen karara göre, Kuşadası’nın yeni şehirlerarası otobüs terminali Bayraklıdede Mahallesi Kuştur Mevkii’ndeki eski taş ocağının bulunduğu alana inşa edilecek. Mevcut terminal binası ise yenisi yapıldıktan sonra yıkılacak ve yerine belediye hizmet üniteleri inşa edilecek.
KAYNAK : kusadasi.bel.tr

PERİYODİK BAKIM VE ORJİNAL YEDEK PARÇA / KÖŞE YAZILARI / HALİL MERT DOLCAN

Öncelikli olarak hepinizin geçmiş kurban bayramını ve Cumhuriyetimizin 89. yaşını kutladığımız bayramınızı kutlarım...

Bu hafta sizlere periyodik bakımların ve orjinal yedek parça kullanmanın faydalarından bahsedeceğim...

Biliyorsunuz ki kullanmış olduğumuz araçların belirli kilometreler sonunda periyodik olarak bakımlarının yapılması gerekmektedir. Periyodik bakımlarda ; motorunun içindeki yagdan tutunda filtrelerine ve gerekli olan bütün aksamlarına ( aydınlatma, alt takım, frenler, klima vs.... ) bakılmakta ve siz değerli otomobil sahiplerine bildirilmektedir.

Yetkili servisler, sizler için birer güvence olmalıdır aslında. Neden diyenlerinizin olduğunu düşünürsem sizlere almış olduğunuz hizmetin bir garantisi olduğunu ve araçlarınızın üretici firmalarının sizlerin arkasında olduğunu yani herhangi bir probleminiz olduğunda karşınızda muhattap bulabileceğiniz söylesem ....

Evet arkadaşlar yetkili servislerde kullanılan yedek parçalar orjinal parçalardır ve üretici firmaların vermiş oldukları garanti süreleri kadar yedek parçaları garanti altındadır. ( Ortalama 2 yıl ) İçinizden bazılarının orinal parçalar pahalı dediğini tahmin ediyorum.....

Arkadaşlar orjinal parçalar piyasaya göre yani muadil adını verdiğimiz parçalara göre pahalı olarak gözüküyor olabilirler. Ancak orinal parçanın garantili parça olduğunu düşündüğümüzde aslında piyasadaki muadillerine göre fiyat konusunda da artı sağlamış oluyorlar......

Yetkili olmayan servislerde satılan parçalar orjinal olmadığı gibi, aracınız için uygunsuz olabilmekte ve buda arızalara yol açabilmektedir. Sadece arızaya yol açmakla kalmıyor doğal olarak yeni parçaya bir ücret ödeyeceğiniz için sizlerede zarar vermektedir.....

Ben bir otomotivci olarak hepinizi orjinal yedek parça kullanmaya davet ediyorum.... Bilinçli tüketici olursak eğer daha az üzülürüz değil mi arkadaşlar .....

Hepinize güzel günler dilerim.....

Halil Mert DOLCAN
Dikmenler Motorlu Araçlar ltd. Şti.
Otomotiv Teknikeri



-->

KUŞADASI VE AL BAYRAĞIMIZ ALBÜMÜ / KUŞADASI RESİMLERİ

Facebook sayfamızda KUŞADASI VE AL BAYRAĞIMIZ adlı albüm oluşturduk. Kuşadası'nın her köşesinden Kuşadası ve Al Bayrağımızın fotoğraflarını bekliyoruz. Sizlerde fotoğraflarınızı paylaşabilirsiniz...
İletişim adresimiz : kusadasibenim@gmail.com
Facebook Sayfamız : facebook/kusadasibenim


SAATLER BİR SAAT GERİ ALINACAK / YAZ SAATİ UYGULAMASI BİTİYOR...

HATIRLATMA!
Yaz saati uygulaması bu hafta sonu bitiyor.
28 Ekim Pazar günü saat 04.00’de saatler bir saat geri alınacak...

KUŞADASI KURBAN SATIŞ YERİ / KURBAN BAYRAMINDA ÜCRETSİZ KESİM YERLERİ

Kurban satışı Kuşadası'nda Kuştur yolu üzerindeki taş ocaklarının bulunduğu alanda, Davutlar Beldesi'nde ve Güzelçamlı Beldesi'nde yapılacak. 

Kuşadası Belediyesi Hayvan Kesim Merkezi’nde kurban bayramının 1. günü küçükbaş, 2. günü büyük baş hayvan kesimi ücretsiz olarak yapılacak...

Kaynak : kusadasi.bel.tr

BAYRAM BİTTİ, ET BİTTİ / KÖŞE YAZILARI / DR. ŞÜKRÜ GÜNGÖR

BAYRAM BİTTİ, ET BİTTİ…

Kurban bayramında sağlığınızı riske atmayın…
Toplumsal dayanışmanın en güzel örneklerinden biri olan kurban bayramında, dikkatsiz beslenme bir çok sağlık problemine yol açabilir. Geleneksel olarak bazı yörelerimizde kurbanın kesilmesi ile birlikte, tabir yerinde ise “bayram bitti et bitti’’ şeklinde etler bitene kadar sabah kahvaltısı dahil nerede ise her öğünde yüksek miktarda et yenilmesi sonucu çok ciddi sonuçlar doğabiliyor.

Koyun etini yağlı kısmını ayırarak tüketin.
Koyun eti daha yağlı olduğu için, yüksek kolesterol, kalp-damar hastalığı olanlar daha az yağlı olan dana etini tercih etmeliler. Koyun eti tüketlecek ise yağlı kısımları iyice ayıklanmalıdır. Biz genelde et tüketimi için danayı tercih ediyoruz çünkü dana eti daha az yağlı bir ettir, sindirimi daha kolaydır. Özellikle çocuklara hazım açısından dana eti yedirilmesi daha iyi olur.

Kurban etini dinlendirmeden yemeyin.
Taze eti hemen tüketmek çeşitli sindirim problemlerine neden olabilir. Çünkü serttir, çiğnemesi ve hazmı zordur. O nedenle kurbanın ilk günü mümkün olduğu kadar parça et tüketi-minden kaçınmak iyi olur. Özellikle bayramın ilk günü et tüketilecekse bu-nun kıyma olarak tüketilmesi daha doğru olur. Parça et tüketimi en az 24 müm-künse 36 saat dinlendirilmiş et olarak yenmesi daha uygun olur. 48 saat içinde de tüketilemeyecek miktardaki etler, buzdolabı poşetlerine 250-300 gramlık paketler halinde sarılarak daha sonra tüketmek üzere derin dondurucuya koyulmalıdır.

Bayram yemeğini öğlen yiyin.
Mümkünse aile yemeklerini öğlen yemeği olarak organize edin. Bu şekilde geçireceğiniz bir günde sabah kahvaltısını tahıl gevreği, yoğurt ve meyve ile yapın. Öğlen yemeğinde 150-200 gr. geçmeyecek şekilde et tüketebilirsiniz, beraberinde bol salata ve biraz pilav yiye-bilirsiniz. İçecek olarak yüksek kalorili gazlı içecekler yerine taze sıkılmış meyve suları ve ayran iyi bir seçim-dir. İkindi öğününde meyve yemek iyi olur. Akşam yemeklerinde muhakkak etsiz sebze yemeği ve yoğurt tüketmeye çalışın.

Kurban etini pişirirken dikkat edin.
Et pişirme yöntemi olarak haşla-ma, ızgara veya fırında pişirme yöntem-lerini kullanın. Mangal yapacaksanız kömürün iyice yanmasını bekleyin ve etleri mümkün olduğu kadar kömürden uzak tutarak hiç kömüre temas ettirmeden pişirin. Bir hafta içinde 2’den fazla mangal yöntemini kullanmayın.

Bayram yemeğimizi özellikle kurban etinin yağsız tarafından pişirmeye dikkat etmeliyiz. Özellikle kavurma yapılırken etin içine iç yağı, kuyruk yağı, tere-yağı gibi yağlar koyulmamalıdır. Et sadece kendi suyu ile pişirilerek kavurma yapılmalıdır

ETİN ÜSTÜNE ÇAY İÇMEYİN !

LİMON KURBAN ETİNİ HAZMETTİRİR
Bol limon eklenmiş salata ve sebzelerle birlikte kurban eti tüketimi hazmı kolaylaştırır. Beraberinde taze sıkılmış meye suyu içmek hem et sonrası duyulan tatlı ihtiyacını azaltır hem de sindirime yardımcı olur. Tansiyon ve kalp hastalığı problemi olmayan kişiler maden suyu içebilir. Etin hemen üzerine çay-kahve içmek de etin içindeki demirin vücut tarafından kullanımını azaltır. O nedenle çay-kahve tüketiminin yemekten 2-3 saat sonra olması daha sağlıklıdır.

Diyabet ve hipertansiyon hastaları dikkat!
Kurban bayramında normal hayata nazaran günlük alınan protein miktarı çok arttığı için dikkatli olmak gerekir. Proteinlerin doymuş yağ oranları fazla olduğu için yüksek kolesterolü ve kalp hastalığı olanlarda vücuda ekstra yük getirir. Hipertansiyonu olan hastalarda kavurmalarla birlikte fazla yağ ve tuz tüketimi kan basıncını çok artırarak hipertansif krizlere, beyin kanamalarına ve kalp krizi gibi istenmeyen klinik durumlara yol açabilir. Ayrıca Gut hastaların da fazla protein alımı, protein metabolizmasının son ürünü olan ürik asit birikimine ve buna bağlı gut atağının ortaya çıkmasına neden olur. Bu üç grup hastanın tükettiği et miktarını çok kısıtlı tutması iyi olur. Diyabet hastaları ise eğer tansiyon ve yüksek kolesterol problemleri yoksa daha ılımlı et tüketebilirler. Diyabet hastalarının özellikle pilav, makarna, börek, kurabiye ve ekmek gibi karbonhidratlar konusunda dikkatli olmaları gerekir.

EGZERSİZE ARA VERMEYİN
Kurban bayramı her ne kadar yeme-içme ağılıklı bir bayram olsa da kilo problemi olanların bu konuda daha dikkatli olmaları gerekir.Günü en az 4 öğüne bölün. Özellikle ikramların bol olduğu akraba ziyaretlerine herkesten geç gitmek yani hayır denilemeyen yiyeceklerin ikramlarından sonra gitmek, hem ısrara maruz kalmayı önler hem de yiyeceklerin hepsini birden göz görmeyince gönül istemez. Ayrıca bayramın aynı anda tatil anlamına geldiği unutulmadan her günkü aktivitelerden daha fazla aktivite yapmak kilo kontrolünü elde tutmada fayda sağlar. Yine bayramda yeme içme dürtüsünden çok, algıyı gezmeye-görmeye kaydırmak iyi olur. Sinemaya gidilebilir, hava iyi de olsa kötü de uzun yürüyüşler yapılabilir.

Kendi öğününüzü seçin
Mesela günde bir öğünü kendinize baz alın ve o öğünde diğer öğünlere göre sevdiğiniz yiyeceklere daha çok yer verin. Diğer öğünlerde ise acıktıkça meyva-yoğurt-ayran gibi nispeten daha düşük enerjili yiyecekleri tercih edin.

Diyetinizi bozarsanız…
Aslında diyetin bozulması diye bir kavram olmamalıdır. Günlük yeme planının oluşturulması gerekir. Şöyle ki eğer bir aile yemeği yapılacaksa bunun öğlen yemeği olarak yenmesi daha sağlıklı olur. Yemek öncesi çok teferruatlı kahvaltı yapılmadan sadece meyva-yoğurt tüketilebilir. Öğlen yemeğinde et yemeği, salata, biraz pilav, börek ve cacık, ikindide de sütlü tatlı yenilebilir. Ama özellikle akşam yemeğinde çok ağıra kaçmadan etsiz sebze yemeği, yoğurt ve meyve yemek daha iyi olur.

Tatlıyı fazla kaçıranlar…
Bayramda et yedikten sonra fazla proteini dengelemek için insanların canı tatlı çeker. Burada da kontrollü olmak çok önemli. Hamurlu-şerbetli tatlılardan ziyade sütlü tatlıları, dondurmaları veya kuru meyvaları tercih etmek daha iyi olur. Ama bu yiyeceklerde de porsiyon kontrolünü elden bırakmamak gerekir. Ayrıca bu yiyeceklere eğilimi azaltmak için eti tek başına değil, muhakkak 1-2 dilim ekmek veya 4-5 yemek kaşığı pilav ile beraberinde bol salata ve taze sıkılmış meyva suyu ile yemek daha iyi olur. Bayramda özellikle meyve tüketimini artırmak, şekersiz bitki çaylarını günde 2-3 fincan içmek, bol yürüyüşler yapmak çok iyi bir davranışlardır.

Hep bir arada, sevgi dolu ve huzurlu nice bayramlar geçirmek dileğiyle, Kurban Bayramınız kutlu olsun!